6 Haz 2022

Eren Karalar

İletişim sırasında insanların birbirlerine, ‘’Sen beni dinlemiyorsun’’ ya da ‘’ Gerçekten beni hiç dinlemiyorsun ’’ dediklerini çok duyarız. Peki dinleyici dinlemiyor ya da dinleyemiyorsa, anlatıcıya hiç mi iş düşmüyor ? Anlatıcının yaptığı konuşmanın sıkıcı, uzun ve karmaşık olma ihtimali yok mu ? Karşıdaki kişi dinlemiyorsa, anlatıcının dönüp de kendi konuşmasına bakması gerekmez mi?

Bu noktada dinleten bir konuşma yapabilmek oldukça büyük maharet. Dinleten konuşma; karşıdaki kişinin ilgiyle, merakla ve sıkılmadan dinleyeceği ve rahatlıkla anlayabileceği bir konuşma biçimidir. Günümüzde bu tarz konuşmalara çok nadir rastlıyoruz çünkü insanlar iletişimin merkezine sadece kendilerini koydukları ve ‘’ Nasıl olsa karşı taraf beni dinlemek zorunda ‘’ algısıyla yaklaştıkları için, konuşmalarının niteliğine pek dikkat etmiyorlar. Oysa ki dinleten bir konuşma, hem konuşmayı etkin ve anlaşılır kılar hem de, karşı tarafı merkeze alan bir konuşma olduğu için, iletişimi daha keyifli kılar.

Peki dinleten bir konuşma nasıl yapılır ? Dört ana kuralı var.

1. Kısa Konuşma : Çok detaya girmeden, konunun genel olarak özünden bahsettiğimiz, karşı tarafı ayrıntılarla boğmadığımız konuşma şeklidir. İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri varlık gösterme ve fark edilmedir. Bu ihtiyacı karşılayabilen en temel ve basit araç konuşma olduğu için, fark edilme ihtiyacı bizi uzun ve detaylı konuşmaya itiyor. Halbuki karşı taraf detaylar karşısında genellikle sıkılır ve dinlemez. Detay merak eden dinleyici, daha fazla detay almak için anlatıcıya mutlaka konu ile ilgili sorular yöneltecektir. Soru yoksa ayrıntıya da gerek yoktur. Dolayısıyla kısa ve öz bir anlatım ( hap bilgi ) yeterli olacaktır.

2. Durak Kullanımı : Duraklar konuşmanın noktalama işaretleridir. Yani bir yazı yazarken, daha anlaşılır olması için nasıl noktalama işaretleri kullanıyorsak, konuşmalarımıza da noktalama işaretleri koymalıyız. Konuşma sırasında cümle bittiğinde koyacağınız bir nokta yani bir saniyelik bir durma, aralarda koyacağınız virgül yani yarım saniyelik durmalar, konuşmayı çok daha dinlenebilir hale getirecektir. Durak kullanımı sırasında bıraktığınız boşluklar, sonraki cümlenizi tasarlamanız için de size fırsat sunar.

3. Anlaşılabilir Olma : Uzunca bir zamandır adına Plaza Türkçe’si denilen bir dil hakim konuşmalarımıza. Yani bir konu anlatırken sürekli olarak cümlelerimizin içine İngilizce kelimeler yerleştiriyoruz. Peki şunu düşünüyor muyuz ? Ya karşımızdaki kişi İngilizce bilmiyorsa. O zaman konuşma son derece anlaşılmaz ve dinlemez bir hale geliyor. Zorunda olmadıkça yabancı kelimelerden uzak durmak, anlaşılabilir olmanın en temel noktasıdır. Bir de tabi Türkçe’yi eğip bükmeden doğru kelimelerle kullanmak da çok önemli. Serum yemek yerine serum almak, iyi bir deneyimi şiddetle önermek yerine mutlaka önermek vb.

4. Hikayeleştirme : Anlattığınız bir konuyu, o konuyla lakalı bir hikaye, fıkra, masal ile eşleştirip, bir anafikir yani sonuç çıkarmak demektir. Hikayeleştirme kendi başarı hikayeni anlatmak değildir. Birçok insanın konuşmamı hikayeleştiriyorum diyerek sadece kendi başarı hikayelerini anlattıklarını görebiliyoruz. Karşı taraf hikayenizi merak etmiyorsa yine dinleten bir konuşma olmayacaktır.

Yukarıdaki dört madde dinleten konuşma yapmanın temelini oluşturuyor. Bunların yanı sıra mümkün değil, imkansız, yapabileceğim bir şey yok gibi olumsuz kelimeleri hayatımızdan çıkarmalıyız. Çünkü olumsuz kelimeler karşı tarafta olumsuz duygular uyandıracağı için, dinlemekten vazgeçecektir. Onların yerine neyi yapabiliyorsak, elimizde ne varsa onlara odaklayacak kelimeler kullanmak daha doğru olacaktır.’’ Şuan sadece elimdeki bu ya da ancak bunu yapabiliyorum gibi. ‘’ Tabi ki oldukça uzun bir eğitim ve çalışma gerektiriyor çünkü alışkanlıklarımızdan kolay vazgeçemiyoruz. Dinleten bir konuşma aynı zamanda oldukça saygın ve karizmatik bir konuşmadır. Günlük hayatta karşılaştığınız tüm kişilere kendinizi dinletebilirsiniz. Bunun için en önemli adım konuşmanızı gözden geçirip, yukarıdaki maddelerden hangileri eksikse, düzenli bir eğitim ve çalışma ile onları konuşmanıza dahil etmektir.

 

Eren Karalar

Eğitim Danışmanı